04.03.1997 | Beşiktaş – Kocaelispor

Tarihler 4 Mart 1997‘yi gösterdiğinde Kocaelispor tarihi açısından oldukça önemli bir karşılaşma için istikamet Beşiktaş’ın İnönü Stadyum’u olarak belirlenecektir.

Rasim Kara’nın Beşiktaş’ını yarıfinal ilk maçında 1-0’lık skorla mağlup etmiş ve final yolunda devasa bir adım atmıştık. Evren’in asistinde topu ağlara gönderen Faruk, Kocaelispor’un zaferlere uzanacak final yolundaki mimar isimlerinden biri olacaktır ilk maçta. Önceki dosyamızda işlediğimiz gibi İzmit’teki maç Alpay’ı ağlatan da maç olarak anımsanmaktadır.

İnönü Stadyumunda işimizin kolay olmayacağı aşikardır. Holger Osieck’in bu maç için belirlediği ilk 11 ilk maçtan pek de farklı değildir. O hafta takımımız deplasmandaki 3-0’lık Ankaragücü galibiyetinden gelmektedir ve morallidir. Özellikle artan form grafiği ile Toprak bu evrede en efektif isimlerimizdendir.

Stingaciu, Mirkovic, Osman, Turan, Tayfur, Evren, Toprak, Zeki, Nuri, Dabrowski, Moshoeu, Faruk. Bu 11 sadece ikinci yarıda iyi gününde olmayan Faruk’un yerine giren Soner Boz hamlesi ile değişecektir. Karşılaşmanın henüz 14.dakikasında John Leshiba Moshoeu‘nun ekibimize finali getirecek golü tüm İnönü’yü susturacaktır.

Oktay Derelioğlu’nun biri penaltıdan olmak üzere 2 golü, hakem Vahap Beyaz’ın üstün (!) gayreti, Beşikteş taraftarlarının her zamanki çirkeflikleri ve o dönem basında da çokça konuşulan bir takım masabaşı oyunları Osieck’in makinesini durdurmaya yetmeyecektir. Karşılaşma 2-1’lik skorla sona erer ve Kocaelisporumuz tarihi bir başarı ile Türkiye Kupası Finali’ne uzanır.

Karşılaşma sonucu tüm ülkede büyük yankı bulacak ve heyecan uyandıracaktır. Finale Anadolu Damgası! o dönem gündeme gelecektir. Gerçekten de İstanbul takımlarının finale çıkamaması büyük bir sürprizdir futbolun baronları için.

İnönü’de Büyük Olaylar!

Bu karşılaşmada İzmit’ten ağırlıklı gündüz vakti trenlerle ve taraftar derneğinin otobüs organizasyonu ile yaklaşık 2-3 saat kala İnönü Stadyumu’na gelen taraftarlarımıza Beşiktaşlılar çirkin bir şekilde saldırmaya başlarlar. Özellikle İnönü Stadının Dolmabahçe’ye bakan deniz tarafı tribünü önünde büyük olaylar çıkar. Otobüslerin camları kırılır, Dolmabahçe önünde kovalamalı, taşlı, bayrak sopalı ve tekme tokatlı görüntüler ortaya çıkar.

Saha dışı gerilim saha içinde de sürer. Stingaciu ile Rasim Kara’nın maç içinde polemikleri anımsanacaktır. “Bu kupayı alıp sana hediye edeceğim, kullanırsın” demesi meşhurdur Siti’nin.

Tribün olayları maçın sonunda da tam gaz devam edecektir. Polisin ateş havaya ateş ederek insanları dağıttığı, yoğun cop kullandığı bu maçta, taraftarlarımızın otobüsleri talan edilecektir. Trafiğe kapanan Beşiktaş sahilinde uzun süren kedi fare oyunları anımsanmaktadır.

Saha içinde de Tayfurla Ertuğrulun kavgasını ve Alpay’ın oyuncularımızın üzerine yürüyüp ilk maçtan kalma hırsı ile çirkeflik yapmaya çalıştığını anımsarız. Bizans basını olayların baş sorumlusu olarak Tayfur’u gösterecektir. Oysa ki maçın başından beri Alpay’ın, Ertuğrul’un ve Oktay’ın terbiyesizce hareketleri anımsanmaktadır.

Saha dışında pek çok aracın da hasar gördüğü bu fırtınalı karşılaşma, aslında İstanbul hegemonyasının ne kadar kirli bir yüzü olduğunu da ve tahammülsüz olduklarını da tüm ülkeye gösterecektir.

Karşılaşmanın ardından Profesyonel Disiplin Kurulu ekibimize olaylardan ötürü 10 milyonluk bir ceza kesecektir.

Artık gerçek Anadolu derbisinde 15 gün sonra Trabzonspor Kupa Finali ilk maçı için gün saymaya başlayacaktır oyuncularımız.

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

05.02.1997 | Samsunspor – Kocaelispor

Kocaelisporumuzun 1997 yılındaki unutulmaz Türkiye Kupası zaferi yolculuğuna devam ediyoruz. Anımsayacağınız gibi bir önceki dosyamızda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir