10 Soruda Kocaelispor Blog ve Gündem


1) Kocaelispor Blog projesi nasıl yaşama geçti?

Esas olarak internet ve paylaşım sitelerinin yeni bir evreye geçtiği 2006 döneminde Kocaelispor ile ilgili önemli gelişmeleri ve günceli aktarmak amacıyla bir blog sitesi olarak yayına başladık. Zamanında takımımızın yükseliş ivmesinde bulunduğu bir dönem olmasının da etkisi ile pek çok blog sitesi yayına başlamıştı Kocaelispor ile ilgili.

2) Kocaelispor Blog’u diğer blog sitelerinden ayıran özellik nedir?

Her şeyden önce Kocaelispor Blog, yaşamın birebir içinden aktarılan tecrübe ve olayları içermektedir. Tamamen özgün içeriğe dayanmaktadır. Kullanılan güncel görsellerin hemen hepsi ve oluşturulan içerikler, videolar ve diğer dökümanlar tamamen özgündür ve ciddi bir emeğin ürünü olarak yayına alınmaktadır. Uzun yılları bulan bir taraftarlık ve tribün bakış açısının aynı zamanda Kocaelispor tarihine olan bir tutkunun harmanlanması da diyebiliriz Kocaelispor Blog için.

3) Kocaelispor Blog’da bir çok farklı konuya değiniliyor niçin?

Kocaelispor gündemini tek bir kulvara hapsedemeyiz. Organik bir gündemden bahsediyoruz. Her ne kadar ön plana çıkartılıyor gibi gözükse de bu gündemin yalnızca tribün ayağı bulunmuyor. Aynı zamanda kulübümüzün geçmişinden günümüze yaşadığı çok önemli kırılma noktaları var. Gün ışığına çıkartılması gereken hadiseler var. Gidilen ve gidilecek deplasmanlar var, yaşantılar ve bolca anılar var. Ne acı ki, camia olarak şu ana kadar bunları derli toplu günümüze taşıyan bir platform olmadı. Olsa da bakımsızlıktan ve ihmalkarlıktan kaderine terkedilip yokedildi. Kendi aramızda anılarımızı anlatmaya veya “ben gitmiştim” demeye bayılıyoruz. Ama bu anıların camiamızı öğrenmek isteyenlere sistemli olarak aktarılmasında yokuz veya önemsemiyoruz. Kocaelispor Blog biraz da bu sorumsuzluğa karşı bir sağduyu yanıtıdır.

4) Kocaelispor’un internet mecrasındaki sitelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Doğruyu söylemek gerekirse son derece yetersiz ve basmakalıp görüyoruz. Kurumsal sitemizde yalnızca teknik açıdan değil içerik açısından da büyük yetersizlikler bulunuyor. Bunun dışında elbette hepimiz Korfez.org ve Kostad.org ekolünden gelen kişileriz. Çok önemli iki platformun zaman içerisinde yapılan hatalarla nasıl fonksiyonsuz hale getirildiğini üzülerek yaşadık. Şehrimizin böyle bir özelliği bulunuyor, hevesle ve bir anda yapılan işlerin çoğunlukla devamı gelemiyor. Hakkını yememek gerekiyor profesyonel olarak İzmit basınında çok önemli kalemler ve işini hakkıyla yapan basın emekçileri yer alıyor. Ancak genel perspektifte düşünecek olursak istikrar, emek ve disiplini pek sevmiyoruz sanırım… Bir de elbette belirtmekte yarar var. Günümüz internet kullanım alışkanlıklarında yani web 2.0 olarak adlandırılan çizginin esas olarak halen devam ettiğini gözlemliyoruz. Bu durum iletişimin kısmen kapalı olduğu forumlardan ziyade kişisel deneyimler, özgün yorumlar ve analizlerden oluşan blogların ve sosyal medyanın öne çıktığını gösteriyor. Kocaelispor için de bu yönde bir çizginin tutturulması gerekliydi diye düşünüyoruz.

5) Kocaelispor Blog’da futbol haricinde yemek tanıtımları da yer alıyor. Bu konudan bahsedebilir misiniz?

Sadece yemek bölümü var diyemeyiz. Gurme bölümü haricinde Kocaelispor bağlamında sinema, edebiyat, psikoloji, tarih gibi pek çok farklı dinamik de yer alıyor. Futbol ve İzmit elbette baş dinamiklerimiz, tutkularımız. Mevzu bahis Kocaelispor ise, deplasmanlar ve gidilen farklı şehirler sürecin doğal bir parçası haline geliyor. Amacımız Kocaelisporumuz vesilesi ile takipçilerimize özgün mutfakları ve tatları tanıtmak, bir bakıma deplasmana gitmeyi gözünde büyüten kişilere cazip bir kılavuz olmaktır. Gurme bölümü bu açıdan bizler için çok büyük bir önem taşıyor.

6) Kocaelispor konusundaki güncel dosyalarınızda genelde muhalif ve eleştirel bir bakış açısına sahipsiniz, işler cidden kötü mü gidiyor?

Kocaelispor Blog basmakalıp bir platform değildir ve olmayacaktır. Bu tarz paylaşım ve düşüncelerin sosyal medya gruplarında bol miktarda paylaşıldığını zaten görüyoruz. Birbirinin tekrarı ve hiç bir yere varmayan söylem ve yaklaşımlarla aslında üstte adı geçen internet sitelerinin kaderi izleniyor. Kocaelispor zor günlerden geçmektedir, ancak bu ne yeni olağanüstü bir olgu, ne de yok sayılacak denli sıradan bir durumdur. Büyük sorunları olan  ve birikerek büyük sorunları daha da büyük hale getirmiş bir camiada gelişmeleri elbette her zaman toz pembe yorumlayamayız. Bu kendimizi ve takipçilerimizi kandırmaktan öteye gitmez. Bu açıdan yoğun fikir jimnastiği, analiz ve saha içi tecrübesinin bir sonucu olarak gündemlerimize yönelik çekincelerimizi ve çözüm önerilerimizi sunuyoruz. Basmakalıplığın dışına çıkabilen, üzerine düşünüp az da olsa hak verenler varsa ne mutlu bizlere…

7) Kocaelispor’u yaklaşık ne kadar süredir takip ediyorsunuz? Ve niçin isimlerle öne çıkmıyorsunuz?

Esas olarak 1990’ların ilk yarısından itibaren diyebiliriz. Elbette kuruluş dönemimizden itibaren yaşanan pek çok gelişmeyi de öğrenmiş ve yoğun olarak incelemiş durumdayız.

İsimler konusuna gelecek olursak… Ortada elbette kolektif bir çaba var. Ama egolardan uzak bir çaba olarak bunu belirtebiliriz. Yani bir yönetimin, bir şahsın, bir siyasi çizginin veya bir kurumun temsilciliği ve sözcülüğü durumu yok. Bütün çelişkileri ile nesnel gerçekleri yansıtabilme çabası var.

Bu çizgi aslında belirli bağlamı içerisinde sınırlılıkları içerisinde hareket eden şahıslara değil de, düşüncelere, nesnel bilgilere, gözlem ve analizlere önem verilmesini istediğimiz için bir duruş olarak ortaya çıkmış bulunuyor. Şu an gerek ulusal basında, gerekse yerel basınımızda gerekse yazılı/düşünsel dergi çevrelerinde vb her şey şahıslar üzerinden kurgulanıyor. Bir süreçte, hele ki nesnel bir analiz sürecinde, analizi izleyen şahıslara yönelik önyargının aşılabilmesi için, ilgi ve dikkatin şahıslardan ziyade düşüncelere ve analizin sonuçlarına bu etkileri mümkün olduğunca nesnel bir şekilde odaklanılması için şahıs belirlenimini dışarıda bırakmak şarttır. Bu sosyal psikolojinin ve bilimsel metodların da olmazsa olmaz kurallarından biridir.

Fransız düşünce adamı Paul-Michel Foucault’nun toplumun genelini bir oda içerisinde gören ve bütün düşüncelerin, hareketlerin bu daimi doğrular çerçevesinde yahut kıskacı altında ortaya çıktığını öne süren yaklaşımı oldukça önemlidir. Hatta kendisi, kendi çalışmalarının bile genel geçer daimi doğrulardan olmaması gerektiğine inanır ve çalışmalarının kullanıldıktan sonra atılmasını öğütler. Bu yaklaşım bizler için de yol göstericidir.

Pratiğin içerisinde yoğun emekle ortaya koyduğumuz gözlem ve analizlerimiz veya şu ana kadar sistematik bir şekilde yapılamamış kulüp tarihine yönelik araştırma/makale çalışmalarımızı aslında bir kaç şahısın egosunu öne çıkartmak için yapmadığını, Kocaelispor camiasının istenirse sistemli, bilinçli, analitik ve istikrarlı ürünler de bırakabileceğini gösterebilmek istiyoruz. Bu açıdan olayları ve düşünceleri şahıslar bağlamında gören görmek isteyen eski tarz düşünce yapılarının artık bir kenara bırakılarak, sürece farklı bir açıdan bakılabileceğini de gösterebilmek istiyoruz. Yani aslında ortada bir mistifikasyon veya esrarengizlik durumu da yer almıyor.

Bu noktadaki çabalarımızın değer gördüğünü bilmek de bizler için oldukça önemli. Eleştirilere de çok önem veriyoruz, altında yatan dinamikleri anlamaya çalışıyoruz. Elbette eski tarz düşünce ve alışkanlıklar içerisinde hareket eden kişilerin bu yoğun pratiği anlamsız bulması veya kendi düşünce yapısı sınırlılıkları içerisinde şahıslar/kurumlar temelli bir yere oturtma çabası da kaçınılmazdır. Bu oldukça normal bir durumdur…

Son kertede şahıslar gelip geçicidir ancak gerçekler ve hareketli olan devamlı dönüşen ve devinen gerçeklerden beslenen bilimsel düşünceler her zaman kalıcıdır ve yankısını er geç bulur. Bu çabaya küçük de olsa bir katkı yapabiliyorsak ne mutlu bizlere…

8) Kocaelispor Blog’un İstanbul takımlarına karşı tutumu da uzlaşmaz gözüküyor?

Doğrudur. Anti-Bizans olarak da adlandırılacak duruşumuz emanet gömlek değildir. Büyük mücadelelerle, haksızlıklara karşı dik duruşla yaşamın içinde kazanılmıştır. Gösterişe yönelik bir kaç popülist hamle ile de yokedilecek bir durum değildir.

9) Kocaelispor’un kurtuluşu sizce yeni yönetimle mümkün olacak mı?

Konuyu yönetim olarak ortaya koymuyoruz. Yönetimler gelip geçicidir. Bir önceki yönetim ne tamamen suçlu ne de tamamen doğrudur. Aynı şey bu yönetim için de geçerli. Önemli olan temel doğrular ve yaklaşımların yaşama geçirilmesidir. Bu  da ancak sorunlarımızı gerçekçi olarak ortaya koymaktan, düzgün plan ve analizler yapmaktan ve en önemlisi çözümü yaşama geçirebilecek mekanizmaları devreye sokabilmekten geçmektedir. Burada bizce tarihi bir dönemden geçiyoruz. Ama üzülerek görüyoruz ki, sadece geçiyoruz. Problemlerinden ve kronik hale gelmiş mekanizma paslarından kökten bir şekilde kurtulabilmesi için sil baştan yapma imkanı vardı. Geleceğin yeni Kocaelisporunun kurulmasında geride kalan 3 yıllık periyod herkes için büyük bir şanstı. Ancak günü kurtarmak, rasyonellikten kopmak, cesaretsizlik ve mekanizmayı yenileyememek  gibi hatalı yaklaşımlar ve başarı sabırsızlığına aşırı önem verildiği için yine temel noktalar es geçildi. İronik olan her şeyin eskisinden farklı ve iyi olduğu yanılsaması içinde bu süreç kendini üretmeye devam ediyor. Bu durum bizce endişe verici.

10) Kocaelispor Blog’a ilgi nasıl? Ziyaretçi oranlarınız nasıl?

İnsanlara özgün ve çok yönlü emek ürünleri sunduğunuz zaman er geç karşılığını alırsınız. Şu an günlük iki yüze yakın düzenli ve tekil web sitesi ziyaretçimiz bulunuyor. Bu sayı aydan aya artıyor. Ayrıca sosyal medya kanallarımızda ciddi bir ilgi ve takipçi yüzdemiz yer alıyor. Google’ın felsefesini biliyorsunuz “Content is the king!” derler. Kocaelispor Blog için kopya olmayan özgün içerik herşeyden önemlidir. Çalışmalarımız bu noktalarda yoğunluklu olarak devam etmektedir.

Önerilen Makale

Sene 1994: Bülent Uygun Protestosu

Camiamızın geçmişinde yaşanmış unutulmaz anılara merceğimizi tutmaya devam ediyoruz. Kırılma noktası olarak görülebilecek bu tecrübelerin …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir