16.04.1997 | Kocaelispor – Trabzonspor

Kocaelisporumuzun 1996/97 sezonundaki kupa yolculuğunda yazı dizimizin son halkasına, o unutulmaz finalin İzmit’teki ikinci maçına yani 16 Nisan 1997 akşamına gelmiş bulunuyoruz. Dardanelspor, Samsunspor maçları, olaylı Beşiktaş maçları, sürpriz Trabzon deplasmanı derken artık son maçtayız.

Muhittin Boşat’ın yönettiği karşılaşmaya hocamız Holger Osieck şu 11’le başlayacaktır: Stingaciu, Mirkovic, Osman Çakır, Turan, Evren, Tayfur, Zeki, Toprak, Nuri Çolak, Moshoeu, Faruk.

Trabzonspor ise; Metin Aktaş, Okan, Ünal, Lemi, Ogün, Tolunay,  İskender, Nemsadze, Orhan, Shota, Hami ilk 11’i ile sahada yerini alacaktır.

Kocaelisporumuz karşılaşmaya oldukça temkinli başlayacaktır. Trabzonspor’u esas olarak ortasahada engelleme üzerine bir oyun anlayışımız vardır. İlk maçtaki avantajlı skoru sonuna kadar koruma peşinde olan ekibimiz dönem dönem Trabzon’un misillemeleri karşısında dikkatli davranır. Osman’ın Hami’yi iyi marke ettiği, ilk maçın aksine Siti’nin kalede devleştiği, Turan’ın Şota’ya geçit vermediği karşılaşmada kontra ataklar üzerine kurulu oyunumuzda Nuri’nin 85.dakikada gelen golü unutulmazdır.

Finalde elbette iyi oyun beklemek güçtür. İlk maçın avantajını korumak önemlidir. Aslında karşılaşma genelinde ofansif gücümüz Trabzonspor yerleşince kısır bir hal aldı.  Finalde saç baş yolduran oyuncumuz efsane golcülerimizden Faruk Yiğit olacaktır. Koşularına ve asistlerindeki hatalar gerçekten beklenmedik düzeydedir. Uygun pozisyonları değerlendiremeyen Faruk’un performansına Evren ve Toprak da eşlik edecektir… Karşılaşmadaki oyuncu değişikliklerini ikinci yarı kullanırız. Soner Boz ve Erhan Albayrak oyuna son çeyrekte dahil edilirler. Bizce dönüm noktalarından biri Stingaciu’nun Goşa’nın şutunu mükemmel kurtarması olacaktır. Son 20 dakikadaki inanılmaz baskıya adeta “gol yemeyeceğim ve bu kupayı aldığımızı herkese göstereceğim” diyen Stingaciu, takımımızı da ateşleyecektir.

Son düdükle birlikte artık İzmit İsmetpaşa adeta yıkılmaktadır. Sevinç yumağı, ortada dolaşan Türk bayrağımız, eski hocalarımızın da katıldığı kutlamalar, bakan Bahattin Şeker’in elinden alınan kupa… Ölümsüz anlar peşi sıra yaşanmaktadır.

turkkup

Karşılaşmada Trabzonsporluların Muhittin Boşat’a çok sert tepkileri olacaktır. Penaltılarının verilmediğini iddia edecek ve çirkeflik yapmaya çalışacaklardır. Zaten karşılaşmaya Sarıyer beraberliği ile gelen ve konumu sıkça sorgulanan teknik direktörleri Yılmaz Vural’ın da Trabzon kariyerinin bitişindeki çok önemli bir halka olacaktır bu efsane finalimiz.

Kutlamaların sabaha kadar havai fişek ve meşalelerle Çocuk Parkında yapıldığı, İzmit’in araba konvoyları ve marşlarla sabaha kadar uyumadığı bu gece tarihimizin en özel ve ayrıcalıklı anlarından biridir.

O sezonu ligde 7.sırada bitiren Kocaelisporumuzun rotası artık Avrupa Kupa Galipleri Kupası’ndaki yeni zaferler olacaktır… Sefa Sirmen’in “Bu takımı Türkiye’nin 5. büyüğü yapacaktık, sözümüzü tuttuk. Artık sırada lig şampiyonluğu var” demesi unutulmazdır. Bugünden bakıldığında ise yürekleri burkmaktadır.

1977, 1979, 1992, 1994’te Kaçan Finaller

Kocaelisporumuzun 1997’deki bu final öncesinde son anda finali kaçırdığı sezonlar akıllardadır. İlk kaçan final de yine Trabzon’la oynan kupa maçıdır 1977’deki… 35.Türkiye Kupası’nda zaferi getiren faktör hiç kuşku yok ki öncelikle Sefa Sirmen’in takıma yaptığı yatırımdır. Takım hem İzmit altyapısındaki istikrarlı ve yetenekli oyuncularla hem de 4 büyükler olarak adlandırılan ekiplerde yeterince forma şansı bulamayan isimlerden harmanlanarak yapılandırılır. Galatasaray’dan dışlanan Evren, Trabzon’la yollarını ayıran Soner Boz, Beşiktaş’ta kadroda düşünülmeyen Turan ve Zeki… Ayrıca Fenerbahçe’den Toprak hep bu halkanın bileşimleridir. Fenerbahçe’nin almaktan vazgeçtiği Moshoeu hamlemiz ise belki de tarihimizin en iyi yabancı transferi olarak düşünülebilir. Elbette Holger Osieck… Mustafa Denizli’nin milli takıma geçtiği evredeki boşluğu en iyi şekilde dolduran, Alman disiplinini ve skor odaklı mantığı yerleştiren Osieck’in dokunuşları 35.Türkiye Kupası’nı ekibimize getirecek yapı taşlarıdır. 18 resmi maçta o ana kadar sadece 3 yenilgi almak büyük başarıdır.

Dönemin başbakanı Necmettin Erbakan o aralar Hac’da bulunduğu için özel kalemi aracılığı ile kulübümüze bir tebrik mesajı gönderir. O mesajda şu tarihi cümleler yazılıdır:

“Disiplinli ve gayretli çalışmanız sonucunda elde ettiğiniz başarıdan memnuniyet duydum”

Mehmet Ali Yılmaz’ın adeta kaçarcasına sessizce İsmetpaşa’yı terkettiği, Yılmaz Vural’ın ağzını bıçak açmadığı bu sahneleri anımsamak dahi başlı başına bir mutluluktur.

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

05.02.1997 | Samsunspor – Kocaelispor

Kocaelisporumuzun 1997 yılındaki unutulmaz Türkiye Kupası zaferi yolculuğuna devam ediyoruz. Anımsayacağınız gibi bir önceki dosyamızda …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir