3 Dakikalık Travma

Yine krizlerden bir Pazar, yine günlerden acı. Bu seferki küçük kardeşinden dayak yemiş bir ağabey oldu Kocaelispor.

Pazar günü herzamanki gibi ismetpaşa’nın yolunu tuttuk, düştük yollara. Diğerlerinden farklı olacağı hemen hemen herkes tarafından aynı doğrultuda düşünülürken, biz de farklı bir bakış açısıyla gitmedik maça. İzmit’e biraz erken gitmemizden dolayı hem yemek yemeye vaktimiz vardı, hem de stadı, çevresini ve maç öncesi analizlerimizi daha iyi gözlemleyebilmemiz açısından oldukça rahat bir zaman aralığı yakaladık.

‘Shell’de Kocaelispor duyarlılığı’

İsmetpaşa Stadı’na gelmeden yolun hemen sağındaki Shell’e benzin almak için girdiğimizde market bölümünde satılan bir hediyelik eşya bizleri hayrete düşürdü ve duygulandırdı. 3 tahta parçadan oluşan ipli bir hediyelik eşya idi bu. Tahtalar Kocaelispor, İzmit Körfezi ve Hodri Meydan resimlerinden oluşmaktaydı. Garip bir duyguydu bu. Halbuki 90’ları ve 2000’leri yaşamış bizler için normal bir durum olmalıydı. Ancak takımımızın bu kadar gözden düşürülüp unutturulduğu bir dönemde böylesi bir hediyelik eşyanın İzmit’e gelenlere satılıyor olması bizleri çok gururlandırdı. Bu şehrin sembolü pişmaniye ve saat kulesinin yanında elbette Kocaelispor ve efsane taraftarları Hodri Meydan’dır mesajı veriliyordu…
Maç saati yaklaştığında göze çarpan ve biranda farkettiğimiz ‘derin sessizlik’ hayra alamet degildi. Deniz tarafı kale arka ve Maraton tribününe giden yolda yani köftecilerin bulunduğu, meşhur kalabalıkların olduğu o yol, maçın başlamasına çok az bir süre kalmasına rağmen bomboştu.Tabiki son yıllarda full çekmiyordu ama en azından tanıdık simalar dahil kimseler yoktu tabir yerinde ise adeta in cin top oynuyordu.Sonradan öğrendiğimize göre maçta toplam 658 biletli seyirci olduğunu öğrendik, şaşırmadık. Hafta içerisinde yitirdiğimiz Hodri Meydan grubu liderlerinden ve tribün olarak çok sevilen Tuna Durmaz’ın acısıyla beraber bunu tahmin etmek zor değildi. Fakat diğer taraftan, taraftarın bu denli ilgisiz kalmasının ve maçlara gelmemesinin altındaki tek nedenin takımın gidişatından dolayı değil de başka nedenler olduğunu düşünüyoruz.Bu konuyu, ileride daha da detaylı bir şekilde ele alacağız.

‘Derin Sessizlik’

Maçın başlamasıyla beraber Kocaelispor’da farkedilen, hem oyuncu hem de takım-oyun kurgusu göze çarptı.Kocaelispor,  kaleye tekrar geçen Muhammed Rıza’nın yanı sıra defansta 5’li savunma sistemi ve libero anlayışıyla sahaya çıktı.Gölcükspor takımı sistemleri oturmuş bir şekilde gayet olgun bir takım olduklarını ilk dakikalardan itibaren maç sonuna kadar gösterdiler.İlk yarı her iki takımda maçı rolantide götürerek skoru 0-0 tamamladı. Kocaelispor’un, geçen haftaki Erzican Refahiye maçında bu oyuna yakın bir oyun sergiledikleri konuşuluyordu. İkinci yarı da aynı tertiple devam eden Kocaelispor, defanstaki savunma ağırlıklı anlayıştan bir türlü vazgeçmedi.Ayağının dibine gelen fırsatları değerlendiremedi ve maçı 0-1 kaybetti.
Maçın tamamının analizine geçmek içimizden gelmiyor.O kadar çok yenilgilerden hatta farklı yenilgilerin ardından hiçbir maç bu kadar yıkım yaşatmamıştı bizlere. İnanın maçı 1-0 kaybettik diye kısacık bir şey yazıp ayrılmak vardı buradan, fakat tamamıyla gerçekleri de yazmamak olmaz. Her ne kadar acı ve şoklar içinde o anlara canlı şahit olsakta, sadece izleyenlerde kalmaması adına, bir şeyleri dile getirmek gerekiyor.
Oynanan oyunla ilgili şu gerçekleri belirtelim; Gölcükspor  herzamanki gibi bir lig mücadelesi için sahaya çıktı ve oynadı.Maçı kaybetmemizin nedeni bizim ‘becerikli’ futbolcularımızın ‘yetenekler’inden kaynaklandı.Başlıkta da belirttiğimiz gibi her şey 3 dakika içerisinde gerçekleşti.İki kez net olarak kale önünde, kaleciyle karşı karşıya kalıp atamayınca, hemen arkasından atak geliştiren Gölcükspor golünü attı.Bunu buradan basitçe söylemek gerçekten kolaydı. O anları stadda yaşayanlar adeta ‘travma’ geçirmiş sinirleri boşalmıştı.Maçı rolantide götürdüler, çok iyi mücadele ettiler olarak anlaşılmamasını da ayrıca belirtmek gerekiyor.Önceki haftalardaki farklı yenilgilerde de en çok belirtilen takımın ‘koşmaması’ bu maçta yerini  ‘yürüme’yle değiştirdi. Zaten yoğun defans sistemiyle sahadan gram ileriye çıkmayan bir takım nasıl olsunda koşsun değil mi? 
Bir şeylerin değişmesi için bir şeylerin yer değiştirmesi şart! 
Evet, altın çamura bulansa yine altındır fakat KRAL ÇIPLAK!

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

Zonguldak Kozlu Deplasmanı Notları

Kocaelisporumuzun BAL 2.Hafta karşılaşmasında Zonguldak ilinin Kozlu ekibi ile oynayacağı karşılaşma için bir kez daha …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir