Belirsizlikleri Derinleştiren Açıklamalar


Kulüp yönetiminin camiada soru işaretleri yaratan ve çeşitli belirsizliklerden ötürü endişe düzeyini arttıran gelişmelere yönelik gerçekleştirdiği basın açıklaması yeni belirsizliklerin ortaya çıkmasına aracı oldu. Bir yönüyle de mevcut ve tahmin edilenin ötesinde hiçbir şey ortaya konmamış oldu.

Genç Kocaeliler Derneği’nde gerçekleşen basın açıklamasına yönetim ekibinden Ceyhun Hoşdil, Ayhan Öter, Cumhur Cevdet Kesemenli, Efe Nalçacı ve Çağrı Alpaslan katıldı. Açıklamada öncelikle yapılan bir özür dikkat çekiciydi. Yaklaşık 1.5 aydır arada geçen KEV için yapılan toplantı haricinde kamuoyu ile neredeyse hiçbir şey paylaşmayan, takımdaki gelişmelere yönelik bir şey belirtmeyen ve durumu sessizce geçiştiren bir tarzın özrü bu aşamada geldi.

Sonuç için Giriş

Kocaelispor kulüp başkanının özrü sadece son bir buçuk aylık sessizlik evresini değil temel olarak geride kalan 3 yıllık dönemi kapsamalıdır. Çünkü bu süre içinde basınla ve kamuoyu ile olan düzenli iletişim seyri minimum düzeyde tutulmuştur. İletişimsizlik kendini kapalı kapılar ardında, gizli kapaklı sürdürülen bir bürokrasiye kısa sürede bırakmıştır. İkili ilişkilerin sürdürüldüğü çok şey bilen ama açıklama yapamayan gazeteciler veya şahıslar ilimizde bol miktarda mevcuttur. Her konuda şeffaflık şiarı ile yola çıkan ancak 3 seneyi aşkın bir süredir en kritik zamanlarda sessizlikle geçiştirme tarzı izleyen yönetimin artık kronikleştiğini düşündüğümüz bu pratiğin kaç kez daha tekrar edeceğini merak ediyoruz.

Kadir Gezer, Şenol Yıldırım ve Erol Durbakan ile ilgili askerlik durumlarını açıklayan yönetim “İstanbul’dan bir kulüp başkanı böylesi bir konu ile yargılandı ve 6 ay ceza aldı” diyerek aslında yasal olmayan illegal bir süreci “fedakarlık” iması ile belirtmiş oluyor. “4 ay boyunca risk aldım” cümlesi kulağa  ne kadar kahramanca gelse de, geçmişte de benzeri şekilde yapılan kahramanlıkların bedelinin ne olduğunu en iyi bilen kulüplerden biri olduğumuzun altını çizmek gerekiyor.

Kurumsallıkla bu tavrın ne kadar örtüştüğü bir kenara, her konuda büyük problemleri olan ve problemleri kaynağının kurum ve şahısların etik olmayan tavır ve davranışlarının birikimi olduğunu en iyi bilmesi gereken mevcut yönetimin böylesi bir tarzı izlemiş olması hızla geçiştirilecek bir durum değildir. Büyük bir handikaptır.

Yapılan basın açıklamasının bir giriş-gelişme-sonuç mantığı bulunmaktadır ve kendi içinde aslında anlamlıdır. Önce “fedakarlıklar” “başarılar” kısmıyla giriş yapılır. Bu giriş bölümünü oluşturur. Giriş bölümü merakla beklenen sonuç kısmını önsel olarak belirlemek üzere kurulmuştur. Giriş kısmı ne kadar geniş tutulursa sonuçtaki esas durum o derece normalleşecektir.

Kuyruğunu Kovalayan Tavşan

Açıklama mali konuların gündeme getirilmesi ile girişten gelişme kısmına geçiş yapıyor. Oyuncu borçlarının olmadığı açıklamasından sonra “Yapıyı çok zorluk çekerek yönetiyoruz. Bir milyon lira lazım 1 lira paramız yok. Ne maaş ne de başka bir şeyi ödeyemiyoruz.” serzenişi geliyor.

Yönetime göre bu açıklamalar bir ağlama değil. Ağlamanın ne olduğunu bilemiyoruz. Sanırız fiilen oturup ağlamak kastediliyor. 3 senenin sonunda ne maaşın ne başka bir şeyin ödenemediği ve 1 lira paranın olmadığı belirtilen bir iklim. Ve tekrar yönetme konusunda gösterilen arzu… Mali açıdan, kulübe gelir getirici projeler açısından, finansal planlamalar ve yatırımlar açısından ne olup bittiğini, niye 3 senenin sonunda hala 1 liramızın olmadığını öğrenmek gerekiyor. Ama bu noktada “Derincespor küme düştü, Gölcükspor sıkıntılar çekti. Bizim TFF’den gelirimiz yok ve sezonu borçsuz tamamladık”  şeklinde bir açıklama geliyor.

Basın açıklaması yeni stadyumun lisans işlemleriyle ilgili düzenleme problemleri, yönetimde yer almayacak 4 isim ve yerlerine gelecek 4 isim ve altyapıdan çağrılan oyuncular gündemleri ile devam ediyor ve merakla beklenen sonuç kısmına geliyor:

Fırından Çıkan Sonuç

“Kim ne derse desin geçen sezon başarılı bir yıl geçirdik. Bu bakımdan Ümit Metin Yıldız ile yolumuza devam ediyoruz.” Cümledeki “Kim ne derse desin” kısmı mevcut yönetimin ruh halini çok iyi yansıtmaktadır ve üzerinde dikkatle düşünülmesi gerekmektedir. Mevcut yönetim ve temsilcileri tarafından süreç bir didişme olarak ele alınıyor. Söylenenler, yapılan analizler, açıklamalar beni ilgilendirmiyor, ben böyle düşünüyorum denilip kestirip atılıyor adeta. Şu ana kadarki tablonun geldiği nokta başarılı bir yılın geçirilmesi.

1 penaltı ile üst lige çıkamamak olgusu, üst üste gelen puan kayıpları ile bir maç ile ucundan play-offlara girmenin önüne geçiyor. -1 ile +1 arasındaki salınımda subjektif bir şekilde göreceli ve istikrarsız olan pozitif haneler tercih ediliyor ve genelleştiriliyor. Tüm sezon boyunca teknik direktörün özellikle iç saha performansı, daha da önemlisi ligin ikinci yarısındaki performansı tamamen görmezden geliniyor. Belleğe yerleştirilen son anı bir penaltı ile kaçan Altay finali. Yakın bellek tüm bir sezonu adeta yok ediyor ve manipule ediyor. Ta ki benzer süreçlerle yeniden karşılaşıncaya kadar. Ama mevcut yönetim için problem yok. En kötü “evet benim hatam, özür dilerim” denir konu nasılsa kapanır. Çok yaşa büyük başkan sen en iyisini bilirsin. En güzel sen özür dilersin…

“Hocamızın her hangi bir otorite sorunu yaşadığını düşünmüyorum” açıklaması ise mevcut durumun nasıl simulatif bir şekilde kurgulandığının bir diğer örneğini oluşturuyor. Otorite sorunu olabilmesi için öncelikle teknik yönetim mekanizmasının futbolcular ve  taraftarlar bazında kabul edilmesi gerekiyor. Taraftarın ve oyuncularımızın bilinçlerinde üzeri çizilmiş bir teknik adamın hangi otorite sorunu olacak bu da ayrı bir merak konusu.

“Ne yazık ki su kirli. Ne yazık ki bu suya kim girse düzgün insan da girse kirleniyor. Kurumsal olarak düzenlemeye gireceğiz, alt yapımıza çok önem vereceğiz” Suyun kirli olduğu metaforu ise basın açıklamasının ilgi çekici bölümlerinden. Ortada bir bataklık olduğundan bahsediliyor. Yani nesnel koşulların rolü bir kez daha öne çıkartılıyor. Nesnel problemlere ne kadar vurgu yapılırsa öznenin rolü o derece belirsizleşiyor çünkü.

3 yıl su analizinin yapılması açısından oldukça uzun bir süre. Keşke bir 6 sene önce bu suyun kalitesi analiz edilseydi de, kirli suyun içinde temizmiş gibi hareket edilmeseydi diye düşünüyoruz. 3 yıl boyunca bu suyun içilebilir, içinde yüzülebilir diye bol bol lansmanı yapıldı. Suyun şimdi mi kirli olduğu ortaya çıktı peki? Veya bu su son 3 yıllık sürede kirlenmiş olmasın sakın? Sorular birbirini kovalıyor. Ama önemli değil. Nasılsa bir özür dilenir, bir duygusal konuşma yapılır ve sonrası malum. Çok yaşa büyük başkan, sen en iyisini bilirsin. En güzel sen özür dilersin…

Önerilen Makale

Bir Adım İleri, İki Adım Geri

Bir Haziran dönemi daha geride kaldı. Yazın yoğun sıcağını hissettirdiği Temmuz ayına girmiş bulunuyoruz. Ülkemizde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir