Gerçeğe Dönüş: Kocaelispor:0 – Arsinspor:2

Gerçek nedir? Türk Dil Kurumu “gerçek” kelimesini şu şekilde tanımlıyor.

“Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.”

Arsinspor Maçı - Maratondan Görünüm

Bu doğrultuda yazımızın başlığı olan gerçeğe dönmek kavramını da üstteki açıklamanın en güzel bölümü yani son bölümündeki açıklama temelinde “Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olana geri dönmek” olarak ifade edebiliriz. Kocaelispor’un bugün İzmit İsmetpaşa Stadı’nda oynanan 3.Lig 3.Grup 18.Hafta karşılaşması yani Arsinspor maçı bu ifadenin tam olarak altını dolduruyor. Neleri hayal etmiştik, nelerle yüzleştik?

Hepimizin bildiği gibi yaklaşık 1 ay önce 15 Aralık Pazar günü sahamızda Şekerspor’u 2-0 yenmiş ve transfer yasağının da açılacağı ümidi ile devre arasına girmiştik. Bu bir ay boyunca yaşanan birşey varsa, ne kumlarda yapılan sözde kondisyon yüklemeli Antalya kampı, ne Sergen’in yönetimle yaşadığı gerilim, ne de KEV’in Sefa Sirmen ile Büyükşehir Belediyesi arasındaki çözümsüzlük süreciydi. Yaşadığımız en büyük şey ilk yarıda başkan Nebil Uzun tarafından söylenen “gerekirse transferi açarız” sözünün aslında durumu idare etmek için söylenen koca bir palavradan ibaret olduğunun ortaya çıkması idi.

Gerekti, Açamadık

Transferin açılması herşeyden çok gerekiyordu ve ligde kalmamız en azından umut yeşertmemiz için elzem bir konuydu. Diğer tüm konular taliydi. Sefa Sirmen’in zorlu dosyaları çözmesinin ardından yaşanan ümitlenme süreci her yeni gün farklı isimlerin ortaya çıkması ve imza vermek istememesi söylemleri ile yerini kaygılı bir bekleyiş ve endişeye bıraktı. Umutlu olanlar, takımda hangi bölgelere hangi isimlerin gelmesi gerektiğini düşününler halen vardı. Ancak çok geçmeden anlaşılacaktı ki aslında Nebil Uzun ve yönetimi sorunlu kişilerin imzasını almak için kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Yapılan basın açıklamalarından gidişatın rengi belli olmaya başlamıştı. Gazeteci Uğur Koştur köşesinde muhtemelen içerden aldığı bilgilerin de ışığında sorunlu çok fazla dosya olduğunu ve yönetimin kesinlikle hiçbirşey yapmadığını açıklayarak durumun ciddiyetini ortaya koymuştu. Keşke haklı çıkmasıydı ama dediği oldu. Nebil Uzun ve yönetimi sorunlu dosyaları çözmek için gece gündüz koşturacaklarına saçma sapan şeylerle uğraşarak bir bakıma yasak savdılar. Bir kişi ne kadar sorunlu, kalbi kırık olursa olsun karşısında o kişinin ruh halinden anlayacak muhattap yoksa zaten o kişiyi ikna edebilmek mümkün değildir. Nebil Uzun sorumsuzca bayan basket takımını öne çıkartıp kendine bu kulvardan bir meşruluk yaratıp ucuz taktiklerle dikkati kaydırmaya çalıştı. Bir yandan da taraftar üzüntüden saç baş yolarken ve gelecek olumlu haberi beklerken, diğer yandan Nebil Uzun büyük bir rahatlık içerisinde sosyal medya kanallarında popüler oyunları oynayıp “stres” atıyordu. Beklenen oldu ve transferi açamadan ikinci yarıya başladık. Özetle gerekti ama açamadık.

Maratona Giriş Kuyruğu

Maç Öncesi ve Tribünler

Arsinspor maçının önemini hepimiz idrak etmiştik. İlk yarının sonunda kazanılan ivmeyi ya devam ettirecektik ya da bocalayıp kaosa sürüklenecektik. Totemlere, vb. normalde inanmayız. Ancak büyük bir raslantının sonucu olarak genelde bir iş nasıl başladıysa zincirleme şekilde öyle kötü gider. Bugün de aynısı oldu. Her zamanki gibi İzmit İsmetpaşa Stadı’nın yolunu tutup kendimizi otobana attığımızda normalde olmayan bir trafikle boğuşmak durumunda kaldık. Kazaya bağlı oluşan bu trafik 40 dakika süre kaybetmemize neden oldu. Sonrasında yaşadığımız mekanik sıkıntı ise günün adeta kötü gideceğinin habercisiydi. Derinceye gelip Kipa’ya yanaştığımızda bir tatsızlığı da kahve içmek için oturduğumuz Burger King’te yaşadık. Kahve diye verilen şey doğrudan çamurlu sudan farksızdı. Bu olumsuzluklar üzerine Adalı’ya gidip köfte ayranlarımızı alıp maça gelen renktaşlarımızla sohbet etmeye başladık. Genel görüntü insanlarda takımlarına karşı bir sorumluluk aldıkları yönündeydi. Önceki maçlardan daha kalabalık olacağı da belli etmişti kendini. Normalde Gölcükspor maçında aynı saatlerde ortalıkta incin top oynarken bu maçta formalı atkılı kardeşlerimiz stadın etrafında marşlarla kendini gösteriyordu. Hodri Meydan Karabük Grubunun da maç için gelmiş olması oldukça sevindiriciydi. Enerjileri ile adeta İzmitli renkdaşlarında kaybolmaya başlayan enerjiyi hortlattılar.

Önceki maçlarımıza göre çok daha kalabalıktık ve bu yapılan çağrıların çok da havada kalmadığı altının dolduğunu gösterdi. Maça girerken maratonun iki kapısında da kuyruğun olduğunu görmek oldukça sevindiriciydi.  Maraton tribünü gerek maç öncesinde gerekse maçın başlamasından sonra da istikrarlı bir şekilde genişlemeye devam etti. Yine eski ve yeni pek çok simayı maraton tribününde gördük. Belki transfer açılmamıştı ama son maçlarda direnmeye çalışan da bu takımdı. Ve Arsinspor ne olursa olsun mağlup edilmesi gereken bir rakipti. Karşılaşmanın ortada geçen ilk yarısında her iki takımda çok ciddi pozisyon üretemedi. İkinci yarıda ise savunma dağınıklıklarımız kendini gösterdi ve iki ucuz golle karşılaşmadan 2-0’lık skorla mağlup ayrıldık. Kendimizi tam anlamıyla ateşe atmış olduk. Arsinsporlular attıkları gollerden sonra özellikle ilk golden sonra yaptıkları ile taraftarımızı da önceki gibi yine tahrik ettiler. Numaralının önünde ciddi gerilim yaşandı.

Kabul etmek istemesek de gerçeklere gözümüzü kapatamayız. Tribünlerimiz eski ivmesinden ve oyuna müdaheleden ne yazık ki çok uzak durumda. Gerek yönlendirmelerle, gerekse oyun ile pek de ilgisi olmayan tezahüratlarla tamamen kendimiz çalıp söyler bir konumdaydık Arsinspor karşılaşmasında. 68’den itibaren ortalığın elektiriklenmesi de yine maçı gerçekten seyreden taraftarların sayesinde oldu. Bu bölümden sonra çok geç olarak rakip üzerinde baskı kurulmaya çalışıldı, ama iş işten zaten geçmişti. Önerimiz tribün yönlendirmelerin mutlaka maç izlenerek analiz edilerek yapılması şeklinde. Malesef uzunca bir süredir bunun olmayışının sıkıntısını yaşamaktayız. Maçın gerçekleri tribünün gerçeklerinin bir kaç adım ilerisinde yürüyor.

Karşılaşmanın ardından, hem öncesinde içtiğimiz çamur kahvenin, hem de maçta alınan yenilginin buruk tadını bir nebze unutabilmek için Outlet AVM’deki Starbucks’ta soluğumuzu aldık. Takımın durumunu ve neler yapılması gerektiğini konuşurken burada eski golcümüz Doğan Karakuş’u bir arkadaşı ile şenşakrak eğlenir bir şekilde görmemiz ise günün ironisi oldu bizler için.

Acaba olan biteni gerçekten çok mu ciddiye alıyoruz? Bizde herkes gibi goygoy mu yapmalıyız?

Bir aksilik çıkmazsa 19.Hafta Ayvalıkgücü deplasmanımızda takımımız için yine yollarda olacağız.

Yeşil-siyah günler dileği ile…

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

Hereke Deplasmanından Notlar

Kocaelisporumuzun Bölgesel Amatör Lig’deki macerası ilimizin köklü ekiplerinden Hereke Yıldızspor ile Hereke’de oynadığı karşılaşma ile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir