Harç Bitti Yapı Paydos

Merakla beklenen 30 Mart 2014 Yerel Seçimlerini nihayetinde geride bıraktık. İzmit Belediyesi için yaşanan mücadeleyi %45.4’e %42 oranındaki bir üstünlükle mevcut belediye başkanı Nevzat Doğan kazandı. Taraftar derneğimizin ve genel olarak camiamızın desteklediği eski başkanımız Sefa Sirmen %42’lerde kalarak geniş bir kesim için hayalkırıklığı yarattı. Hayal kırıklığını arttıran faktörlerin başında gece boyunca CHP cephesinden yapılan “öndeyiz…” “arada 5000-7000 civarı fark var…” “Belsa’ya bayrağı dikeceğiz…” türünden umut vaatleri geliyor. Beklentisini yüksek tutan en başta taraftarlarımız olmak üzere Sefa Sirmen’i destekleyen herkes sabahın ilk ışıklarında büyük bir üzüntü içerisinde sessizliğe boğulmak durumunda kaldı.

Olayların sıcaklığı içerisinde sağlıklı bir analiz yapabilmek ne kadar mümkün elbette tartışılır. Ancak uzun süredir yaşayıp gözlemlediğimiz ve seçim sonrası için endişelerini taşıdığımız konulara yönelik bir makale kaleme almak bizler için zaruri idi. Amacımız birilerini kırıp üzmek, değerlerimizi ayaklar altına almak, “biz demiştik” ukalalığı ile birilerinin zaferi üzerinden parmak sallamak değil, sadece olanı biteni reel durumu tüm çıplaklığı ile ortaya koyabilmektir. Herşeyden önce yeşil siyah renklere ve 1912’den itibaren mücadelesini sürdüren bu şanlı tarihe olan borcumuzdur.

Perşembenin Gelişi…

25 Mart 2014 tarihinde kaleme aldığımız Tek Şehir İki Camia dosyamızda bir karşılaştırma yapmıştık. Bir tarafta maksimum 3000 civarında Kocaelispor destekçisinin yürüdüğü bir hafta önceki Tanyıldız Düğün Salonu’nda noktalanan “Büyük Kocaelispor Yürüyüşü” diğer yanda Perşembe pazarını hınca hınç dolduran yaklaşık 130bin kişilik AKP mitingi demiştik. Bu durum aslında nesnel bir sürecin somut göstergelerinden biriydi. Ancak nedense bir türlü kabul edilmek istenmeyen, hatta son bir aylık yoğunlaşmış siyasi gündem içerisinde tamamen hiçe sayılan bir göstergeydi.

Haftalardır karşılaşma analizlerimiz içerisinde şehirden ve tribünden notlar bölümlerimizde anlatmaya çalışıyorduk şehrin Kocaelispor’a ilgisizliğini. Bunu bulunduğumuz lige puan durumuna bakarak yapmıyor, bizzat şehrin içinde yaşayarak görüyorduk. En kritik dediğimiz hiç bir karşılaşmada şehrin içerisinde bir Kocaelispor ilgi ve alakası göremiyor, özellikle insanların Kocaelispor’u tamamen unutmuş olduğunu üzülerek gözlemliyorduk. Bunun doğrudan yansıması kendini maçlarda gösteriyor aynı simalardan oluşan kemik 400-500 kişi dışında (ki bu sayının da %80’inin henüz 18 yaşına girmemiş ve Kocaelispor tarihini bilmeyen gençler olduklarını belirtmekte yarar var) kimsenin Kocaelispor’u önemsemediğini görüyorduk. Bu durumu,  geçmişini bilmeyen, o günleri yaşamamış, işin daha da vahimi geçmiş dönemde İzmit’te dahi oturmamış kişilerin nasıl tersine çevireceğini düşünüyor ama gerçekçi bir sonuca ulaşamıyorduk. Tatmin edici cevaplar alamadığımız her gün, kaçınılmaz sona doğru gittiğimizi yoğun bir şekilde hissediyorduk.

Adını Koyalım: İzmit Kocaelispor’u Silmiştir

Evet lafı çevirip uzatmanın anlamı yok. Kocaelispor için bir kurtuluş formülü olduğunu belirten ve bu eksende taraftar derneğimizi ve yerel basının da geniş kesimini arkasına alan Sefa Sirmen’in çabaları İzmit halkı tarafından önemsenmemiştir. Çünkü İzmit halkı için Kocaelispor önemli değildir. Kocaelispor isminin ve taraftarının üzerine kocaman bir çarpı işareti çoktan atılmıştır. Bu seçim sonucu da aradaki az bir farka karşılık bu durumu doğrulamıştır.

Geçtiğimiz haftalarda eski sağ beklerimizden İskoç Maurice Ross ile özel bir röportaj yapmıştık. “16bin kişiye oynayan bir takımın kurtulmaması imkansız” demişti. Kendisine söyleyemedik, o 16bin kişinin aslında gerçekten Kocaelisporlu olmadığını, başarının peşinde koşan, günü kurtarmaya çalışan, şekile ve gösterişe önem veren, çoğunlukla İstanbul’un süper lig ekiplerinden birini ve ya Trabzonspor’u tutan büyük bir çoğunluk olduğunu…

Muhtemel Olacaklar

Bir süre yas tutulacak. Zaten yıllardır en iyi yaptığımız şey bu. Arabesk kültürü çok seviyoruz. Dışarıdaki rakibe karşı yapılamayan muhalefet muhtemelen geçmiş senelerdeki gibi içeriye yönelecek ve yıkıcı bir enerji şekilde kendini gösterecek. Küsenler, bırakanlar, yorulanlar, ümitsizler, köşesinde demlenmeyi seçenler… Tablo aynen derinleşerek sürecek. Sefa Sirmen mi? Elbette yapacağı açıklamalar belli. “gelseydim…” “seçilseydim…” “yapacaktım…” lı bir sürü cümle kuracak ve seçim öncesinde dahi ser verip sır vermediği “hazır şablon” planını hayata geçmeden rafa kaldıracak. Bekleyelim görelim tavrı takınarak, Kocaelispor’a “siyaset dışı” desteği “azalarak” devam edecek…

Asıl heyecanlı olanı ise mevcut kazanan Nevzat Doğan ve AKP cephesinde yaşanacak. 2015’te Süper Lig’de yeni stadında oynayacak Kocaelispor projesi nasıl hayata geçecek göreceğiz. Muhtemelen zaten BAL’a düşmüş bir takıma hastalık saçan bir organizmaya dokunulmayacak. Cephanelik Stad’ında daha öncede belirtmiş olduğumuz gibi Amatör Lig ekipleri ile karşılaşmaya başlayacak Kocaelispor efsanesi. Ankara’dan gelecek baskılar devreye girer mi yoksa iş dereyi geçene kadar mıydı? işte bunlar asıl merak konusu. Kendi camiasını kendi seçmenine ve kendi İzmit’ine güvenen Nevzat Doğan muhtemelen 2015 marka kendi Kocaelisporları için bir organizasyon hazırlığı içerisine ağırdan da olsa girecek. Bu organizasyonu Nebil Uzun gibi yönetsel becerileri ve kurumsal vizyonu tartışılır bir isime güvenerek mi sürdürecek yoksa işi bilenlerden bir ekip mi oluşturacak işte asıl merak konusu da bu. Mayıs dönemindeki kongrede Nebil Uzun bir kez daha aday olup yine kulüp başkanı seçilirse kimse şaşırmamalı. Süreçleri Kocaelispor AŞ üzerinden sürdürecekleri açık bir şekilde gözüküyor. Nevzat Doğan bu durumu aylar önce Kocaeli TV’de Pazartesi akşamları yayınlanan “Top Ağlarda” programında “Bir takım düşerken diğer takım çıkar…” sözleri ile açıklamıştı.

Çuvaldız

Çuvaldızı biraz da kendimize batırma zamanı gelmedi mi? Kocaeli’nin İzmit’te göçlerin ve değişen Türkiye’nin siyasi kimliği ekseninde büyük bir revizyona tabi tutulduğunu, şehrin içinde yaşayan, her haftasonu maçlara giden taraftarımız, yerel basınımız, eski tribün büyüklerimiz niçin göremediler ve ya görmek istemediler? 90’lı yıllardaki büyük zafer ve başarılarımızın Kocaelispor’u tutmayan ve önemsemeyen şehre bir şey ifade edeceği mi sanıldı? Geçmiş dönemde yapılan iyi niyetli projelerin bu kent insanının ve taraftarlarımızın sorumsuzluğundan ve vizyonsuzluğundan ötürü her seferinde heba edildiğini ne çabuk unuttuk?

Biz değil miyiz Kocaelispor tribünlerinde çok önemli bir süreci gerçekleştirerek semt ayrılılıklarını ortadan kaldıran, üniversitelerdeki gençlerimizi örgütleyen, sivil toplum örgütü olarak çalışan Kostad projesini heba eden? Biz değil miyiz Serhan Gürkan’ı kulübe verdiği zararlar ayan beyan ortadayken yeniden seçen ve pişkin bir tavırla “kalemşörler kaybetti” diyen? Ve ya biz değil miyiz Celtic ve Liverpool kulüplerine özenerek “Tuğla Kampanyası” başlatan ancak verilen sözlerin boş olduğu görüp ders almayan? Biz değil miyiz en kötü günlerimizde kimse gelmezken zamanını ve enerjisini ayırarak tribüne gelen Kocaelispor taraftarına davul tokmağı fırlatan, deplasmanlarda kendi taraftarımıza fiziki şiddet uygulayarak güç gösterisi yapan? Olan biten gündemi doğru okumayarak Kocaelisporluluğu sadece davul çalıp marşa söylemeye indirgeyen? Biz değil miyiz Şekerspor karşılaşması öncesi ve sonrasında açıklama yaparak yeniden tüm tribün büyükleriyle hep birlikte içeride dışarıda her maça gitme sözü veren ama henüz birinci haftasında Ayvalıkgücü deplasmanında tribünü 7 kişiye emanet eden? Biz değil miyiz gösteriş peşinde koşan Anadolu Üsküdar gibi, son olarak Tuzlaspor gibi aynı klasmanda olmadığımız takımların maçlarına “Bizans’a akıyoruz”  “Çıkartma yapıyoruz” boş söylemleri ile ilgi gösteren ama Bafra’da takımımızı 15 kişiye emanet eden, Diyarbakır’da hiç olmayan… Kocaelispor’u desteklemeyi otobüs organizasyonunun olup olmamasına endeksleyen? Kendi imkanları ile bireysel de olsa takımını yalnız bırakmamak için yollara düşmeyerek maça gitmemeyi tercih eden biz değil miyiz peki?

Çözüm Önerileri

Ortada Kocaelispor varsa ümit de vardır. Olmak zorundadır. Hiç kimse ensesini karartıp kuytu köşesine çekilmemeli. Kocaelisporumuzun önünde kurtuluş için gözüken ve atılması bizlerce zaruri adımlar vardır. Ancak bu adımları atabilmek için önce her yönden arınma, eskinin kirini pasını üzerimizden söküp atmak zorunluluğu vardır.

1) Öncelikle, değil Kocaeli genelinde, İzmit’te bir avuç Kocaelispor taraftarı olarak kaldığımız gerçeği nesnel olarak kabul edilmeli, bu gerçeğin üzerinden atlanarak sanki onbinlerce taraftarımız varmış ve ya herkes Kocaelisporluymuş algısı yaratılmamalı. 1960’ların sonundaki kuruluş günlerimizdeki gibi bir avuç olduğumuz gerçeğini es geçen her adım bizi hatalara sürükleyecektir.

2) Geçmişte yaşama hastalığına son verilmeli. Uyuşturucu nitelikli sinevizyon tarzı uygulamalar bilimsel bir araştırma değeri olmadıkça gündeme getirilmemeli. Günü analiz etmeyerek sadece geçmişe yaslanarak, geçmişteki deplasmanları, başarıları konuşmak bir bakıma muğarip gazi edebiyatı yapmak bize zarar veriyor. Senelerdir fedakarlıklar göstererek maç kaçırmayıp İsmetpaşa’da yerini alan 30 yaş üzeri  taraftarlarımızın da artık sorumluluk alması ve anlamsız duygusallıkları bırakarak yanlış gördükleri şeylere ertelemeden zamanında tepkilerini verebilmeleri gerekiyor. Düzeltilmeyen hata kendini doğru sanır. Uzun süredir yaşadığımız hadiselerden biri de budur. Sağlıklı düşünmeyi engelleyen aşırı duygusallık ve obsesyona varan ruh hallerinin bizleri getirdiği nokta, yanlışlarla yaşamayı alışkanlık haline getirmiş duyarsızlık noktasıdır.

3) Kent gerçeğine yaslanmak zorundayız. Araçlar amacı yememeli. Deplasmana gitmek bir araçtır, büyük Kocaelispor bayrağını ve İzmit kültürünü yukarıda tutmaktır ve son derece önemlidir. Tribünlerimizin geçmişten günümüze başarı ile yapabildiği bu miras revizyona uğramadan devam edebilmelidir. Ancak bu durum kente güzel bir şekilde anlatılmalı, özendirilmelidir. İzmit’in çıkarlarını Kocaelispor taraftarının gerçekten temsil ettiği “alacaklı – borç ilişkisi” şeklinde değil samimiyet ve insan kazanma temelli gösterilmelidir. Kimse kimsenin Kocaelisporluluğunu sorgulamamalı, apolet edebiyatına son verilmeli, eski günlerdeki gibi  7’den 70’e Kocaelisporlu herkes hoşgörülü gönüllü bir birlik içerisinde buluşturulmalıdır.

4) Kulüpte ve tribünde mutlaka ciddi yenilenmeler gerekmektedir. Kocaelispor taraftarlığı asla ve asla marş söyleyip bağırmak sonra da dağılmak olarak algınlanmamalıdır. Şehrine her yönden sahip çıkan, şehirdeki işletmeleri bilen, iletişime geçen, en önemlisi üniversiteli gençliği kazanabilmek için Uni-Kostad dönemindeki gibi yoğun bir çalışma içerisine girilmesi kaçınılmazdır. Taraftar derneği ülke gündemini ilgilendiren konularda sağduyunun ve mutlaka haksızlığın karşısında olabilmeli, düşünen, yaşayan, üreten bir varlık olduğu bilinci ile yaratıcı yönünü geliştirerek tribünü besleyebilmelidir. Süreci kenardan seyretmekle yetinen, hatta çeşitli sebepler öne sürerek maçlara dahil gelmeyen eski tribün büyükleri ait olduğu yere geri dönmeli ve yapılacak çalışmaların ne yönde yaşama geçip geçmediğini denetlemelidir.

5) Kocaelispor yeni süreçle birlikte yeniden doğma sürecine girecek. Yöneticileri kim olursa olsun siyasi kimliğine bakılmaksızın bu doğuşun kaliteli ve rasyonel olabilmesi için en önemli denetleme ve gerektiğinde destekleme işi doğrudan biz taraftarlara düşmektedir. Bu süreci kente çok doğru bir şekilde onları kazanarak ve sürece denetlemek için çağırarak devam ettirebilmeliyiz. Taşın altına elini koyan sahip çıkar. Bir doğa kanunu kadar kesindir bu. Kent bu taşın altına samimiyetle el koymak zorundadır. Bunun araçlarını kulüp ve taraftar derneği yaratmak zorundadır.

Tuzlaspor mağlubiyeti sonrası ligde pek iddiamız kalmamış olsa ve kaderimiz yazılmış olduğu yönde devam etse de, hafta içinde İsmetpaşa’da önemli bir karşılaşma bizleri bekliyor olacak Menemen ile. Sonrasında haftasonu İstanbulspor ile karşılaşacağız. Seçim şokunu bir an önce üzerimizden atıp artık futbol konuşmak zorundayız. Zor geliyor olsa da…

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

Beklenen Türkü: Borç ve Aldatılma

Gün geçmiyor ki Kocaelispor camiasında bir skandal daha yaşanmasın. Kocaelispor Blog’un dikkatli okurları açısından pek …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir