Kocaeli’de Bir Alman Ekolü: Reinhard Saftig

1989’da Sefa Sirmen önderliğinde başlayan altın yıllarımızda kuruluş ve büyük sıçrama dönemi Güvenç Kurtar hocamızla birlikte yaşanmışsa geçiş dönemimiz de Reinhard Saftig’le birlikte başlamıştır diyebiliriz. Bu dosyamızın konusu, kısa bir süre camiamızda yer almış olsa da, unutulmaz yıllarımızın unutulmaz hocalarından biri olan Alman hocamız Reinhard Saftig!

Birinci Lige şampiyon olarak döndüğümüz 1991/1992 sezonunun ardından, Güvenç Kurtar önderliğinde ligi sallayan ve son haftalarda büyük şanssızlıklar ile şampiyonluğu kaçıran ancak yine de ligi 4.bitirerek ülkemizi UEFA Kupasında temsil etme hakkı yakalayan efsane Kocaelisporumuz, ertesi sezon için de hedeflerini yüksek tutar ve en azından ilk 4’te yer almak ve mümkünse bu kez şampiyon olmak şeklinde hedefini belirler. 1993/1994 sezonuna aslında iyi başlayan ve unutulmaz 5-4’lük Galatasaray mağlubiyetine kadar yalnızca bir kez puan kaybeden ekibimizde, nedense bu travmatik mağlubiyetin ardından işler iyi gitmemeye başlar. Hem takımdaki sakatlıkların hem de hakem hatalarının ön plana çıkmaya başlaması ile üst üste puanlar kaybederiz. Arada Beşiktaş ile 1-1 berabere kalmamız ve ya Gençlerbirliği’ni İsmetpaşa’da 3-0 mağlup etmemizde genel gidişatı değiştirmez. Rakiplerimizin devamlı puan alması ile lig ortasına gelmeden kendimizi ilk 4’ün dışında bulan ekibimizde oklar yavaş yavaş Güvenç Kurtar’ın üzerine çevrilir. İlk yarının sonundaki 4-0’lık Kayserispor yenilgisi bardağı taşıran son damla olur.

Reinhard Saftig Kocaelispor’da!

Başarısızlığa tahammülü olmayan ve büyük oynamak isteyen Sefa Sirmen, Bayer Leverkusen’in hocası olan 42 yaşındaki Reinhard Saftig‘i İzmit’e getirir. Bu esnada Güvenç Kurtar da Sarıyerspor ile anlaşacaktır. Saftig’in İzmit’e gelişi de olaylı olur. Mesela o dönem şehirdeki yoğun hava kirliliğinden şikayet eden Alman hoca İzmit’te kalmak istemez. Kendisi için Gebze’de Atabay Tesislerinde yer ayırtılır.

Saftig kötü durumda olan takım savunmamızı toparlamaya çalışır. İlk kez Sarıyerspor karşısında  takımın başında kendisini görürüz. Sarıyer’de de Güvenç Kurtar’ın ilk maçıdır. Maç golsüz berabere biter. Sonrasında Bursaspor’u İzmit’te  Saffet’in golüyle 1-0 yeneriz. Takım tam havasını bulacak derken Zeytinburnu yenilgisi gelir.

İddialı Açıklamalar, Tufaflıklar ve Sahadaki Başarısızlık

Saftig’in iddialı açıklamaları takımımızı bazen komik durumlara da düşürürdü. Mesela “Onları elimizden kimse alamaz, Galatasaray’ı mutlaka yeneceğiz” şeklindeki sözlerinden sonra İsmetpaşa’da rakibimize 3-1 mağlup oluruz. Hırsını genelde oyunculardan çıkartmaya çalışan Saftig oyuncuları fırçalaması ile de gündeme gelir. Bir ara kafayı Almanların efsane kaptanı Mattheaus’a takar ve seneye Kocaelispor’a getireceğine dair iddialı açıklamalar yapar. Tuhaf açıklamaları 4-0’lık Beşiktaş mağlubiyetimiz sonrasında da devam eder. Fark yediğimiz maçın ardından gayet normal bir şekilde “Beşiktaş’ın hakkıydı” diyebilecek kadar farklı bir kültürün temsilcisidir Saftig.

Reinhard Saftig dönemindeki tek umudumuz kupa idi. Ancak kupada da hayal kırıklığı yaşayınca ve ligde 6.lığa doğru sürüklenince Sefa Sirmen, Saftig’ten kurtulmanın yollarını aramaya başlar. Taraftarımız da Saftig’e ve dolayısıyla yönetimimize o dönem küsmeye başlamıştır. Neyse ki imdadımıza o dönem Alman hoca arayışında olan Galatasaray yetişir.

Yeri gelmişken belirtelim. Saftig’in adı o senelerde bir de vergi soruşturması kapsamına takılır. Beşiktaş’ı çalıştıran Daum’un aylığı 30bin, Galatasaray’ın hocası Hollmann’ın 10bin iken Reinhard Saftig’in aylığı 20bin’dir. Maliye Bakanlığının takibi o dönemin can sıkıcı olaylarından biridir.

Reinhard Saftig’in bizden sonraki Galatasaray günleri de pek parlak geçmeyecektir. Son olarak 2005-2008 döneminde Arminia Bielefeld takımı genel menajerliğini yapan Saftig, Mustafa Denizli dönemimizle birlikte yeniden havasını bulacak takımımızda bir geçiş dönemi olarak belleklerdeki yerini koruyacaktır. Ve elbette Saftig’in camiamıza ve Türk futboluna en büyük katkılarından biri yardımcısı olarak unutulmaz hocalarımızdan Hikmet Karaman‘ı bizlere kazandırmış olmasıdır.

Hakkında KSB Editorial

Kocaelispor Blog - Kocaelispor Analiz Merkezi

Önerilen Makale

Kocaelispor’un İlk Forması Kimin Eseri?

Kocaelispor camiası olarak en büyük handikaplarımızdan biri adeta dün hiç yokmuşçasına yaşamak. Toplumsal amnezinin lokal …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir