Kocaelispor – Sporting Lizbon UEFA Kupası Maçı


Kocaelispor’un Avrupa Kupaları tecrübeleri içerisinde en önemlisi ve en unutulmazı hangisidir diye sorulsa, taraflı tarafsız herkesin vereceği yanıt Sporting Lizbon karşılaşmaları olacaktır. Özellikle 15 Eylül 1993 tarihinde İzmit İsmetpaşa’da Avrupa Kupalarındaki ilk karşılaşmamız olan birinci Sporting Lizbon maçı bizler için tarihi önemdedir.

1992/93 sezonunu 4.sırada tamamlayan ve yakaladığı büyük çıkış ile ülke gündemine oturan Kocaelisporumuz UEFA Kupası’na katılmaya hak kazanır ve rakip olarak da Portekizlerin deneyimli ekibi Bobby Robson’ın hocalığını, Jose Mourinho’nun yardımcılığını yaptığı Sporting Lizbon ile eşleşir.

13 Eylül akşamı karşılaşmadan 2 gün önce Lizbon kafilesi İstanbul’a gelecektir. Aynı dönem Galatasaray İrlanda’nın Cork City ekibi ile Trabzonspor ise Malta’nın Valetta takımıyla karşılaşmaya hazırlanmaktadır. Yeni sezona da iyi girek takımımız o aralar ligin 3.haftasını geride bırakır ve Zeytinburnuspor’u zor da olsa 1-0 yenerek liderliğe yükselir.

Maç Günü Heyecanı

Ligde liderlik morali ile İsmetpaşa’da Sporting Lizbon’u ağırlarız. Güneşli ve açık bir İzmit günüdür. Haftaiçi olmasından ötürü çok büyük bir ilgi yoktur o gün maça. Portekiz’den yaklaşık 250 civarında taraftar İzmit’e gelecektir. Bu kafile aslında 30 kişilik Lizbon ekibi ile birlikte gelip otellere yerleşecektir. Karşılaşmada kapalı kısma alınan Portekizli taraftarlar “Torcida” yazılı bir pankart açacaklardır. Torcida Verde bilindiği gibi Sporting Lizbon’un 1984’te kurulmuş fanatik taraftar topluluğudur ve tüm kulvarlarda takımlarını yalnız bırakmamaktadırlar.

15 Eylül 1993 Çarşamba gününü gösterir takvimler… Sahaya Ömeroviç, Osman, Kuzmanovski, Halil İbrahim, Melih, Turan, Sefer, Tuncay, Faruk, Ümit, Saffet ilk 11’i ile çıkarız. Mirkoviç ve Yalçın sakatlıklarından ötürü ilk 11’e alınmazlar. Aslında maça yetiştirilmek için yoğun çaba sarfedilir ama sonuç olumsuz olacaktır.

Bu maçta oldukça iyi bir oyun ortaya koyan ve anımsadığımız kadarıyla 6-7 net gol pozisyonu bulan ekibimiz maç boyunca Portekiz temsilcisi kalecisi Costinha‘yı aşamaz. Adeta refleksleri ile zirvesinde bir maç çıkartan Costinha, tecrübesizliğimiz de eklenince o günü bize zehir edecektir. Sporting Lizbonlular agresif oynayan ve sahayı dar eden Güvenç Hoca’nın makine gibi işleyen takımı karşısında adeta şaşkınlığa düşecektir. İlk yarı abartısız söylüyoruz Lizbon tek bir gol pozisyonuna dahi giremeyecektir. Ukraynalı hakem Vladimir Plankh’ın da çok iyi bir maç yönettiğini söyleyemeyiz. Beklenen gol maç boyunca gelmez. Lizbon ikinci yarı biraz oyunu dengeler gibi olur. Karşılaşma 0-0‘lık beraberlikle biter. Umutlar zorlu Lizbon deplasmanına taşınacaktır.

Güvenç Kurtar, 0-0’a karşılık rövanş için iddialı ve umutludur. Türk futbolcusunun neler yapacağını herkese gösterdiklerinin altını çizer. Ünlü teknik adam Bobby Robson bile maçtan sonra “ucuz kurtulduklarını” belirtecektir. Ama Kocaelispor’un fırsatı kaçırdığını Lizbon’da işi rahat bitireceklerinin de altını çizecektir. Bu özgüveni ne yazık ki ikinci maçta doğru çıkar… İlk kez katıldığımız UEFA Kupası maceramız beklediğimizden kısa sürecektir.

Geriye dönüp anımsadığımız zaman bu önemli karşılaşmada en iyi oyuncularımızdan biri ara pasları ve çapraz koşuları ile Turan olacaktır. Saffet’in kaçırdığı goller ise saç baş yoldurur. Faruk ikinci yarıda daha çok çizgiye çakılı oynar bu da Saffet’in yalnız kalmasına neden olur. İkinci yarıda rakibin kontraları fazlalaşır. Neyse ki geride Kuzmanovski gerekeni yapacaktır.

Bu maçın enteresan bir dipnotu da ünlü futbolcu Luis Figo‘nun ikinci yarıda Dominoos’un yerine oyuna girmesidir. Aslında o gün İzmit futbol tarihi açısından çok önemli isimleri ağırlamıştır.

Önerilen Makale

Sene 1997: Kocaelispor – Lokomotiv Moskova

Kocaelisporumuzun teknik olarak düşünecek olursak Avrupa Kupaları tarihindeki en yüksek noktası Lokomotiv Moskova karşılaşmalarıdır. 1997 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir