Kocaelispor ve Vasilik


Aydınlanma döneminin en önemli düşünce adamlarından Immanuel Kant, aydınlanmayı kişinin aklını başkasının nezaretinde ve vesayetinde kullanma tutsaklığından kurtulması olarak açıklar. Akıl yüzlerce yıl kullanılamamıştır veya başkalarının onayı ve rızası ile kullanılmıştır. Kant bu durumun temelinde korku, cesaretsizlik ve tembellik olduğunu belirtir. Kendisi için düşünen, kendisi için dua eden, kendisi için emirler veren birinin belki de aklını bağımsız, hür bir birey olarak kullanması için hiçbir imkan ve koşul yaratılmamıştır. Üstelik der Kant, insanlığın önüne yüksek çitler çekenler ve aklı bu çitlerin içinde hapsedenler, bir de zaten bu çitleri geçme durumlarının olmadığı üzerinden esareti daha da meşrulaştırırlar. İnekler ancak çitlerin içinde otlamalıdır, kadınlar evlerinde oturmalıdır vs.

Kocaelispor’un içinden geçtiği gündemler düşünüldüğünde Kant’ın bu tanımının ne kadar önem kazandığı anlaşılacaktır. Kocaelispor yalnızca mevcut kulüp yönetiminin son 4.5 yıllık başarısız ve problemli yönetimi için değil, uzun yıllar kurtarıcı ve aklını kendi adına yönetecek vasisini beklediği için çitlerinin içinde hapsolmuş durumdadır. Çitleri yükselten yalnızca işgüzar ve kendini halktan üstün gören vasiler değildir, bir süre sonra rıza imal edilerek halkın bu çitleri kendi eliyle daha da yükseltmesi sağlanmıştır. Kant’ın da belirttiği gibi derin korku, cesaretsizlik ve tembellik belirleyicidir. Aklını kullanamayan ve kendi adına en iyisini düşündüğünü sandığı kişiye bu aklı kullanma görevini devreden kişi, aslında en ağır aşağılanmanın içinde olan kişidir. Böylesi bir kişi Kant’ın aklın praganları olarak gördüğü “emirler” ve “formüllerden” öte bir şey göremez. Vesayet altındaki kişi vasisinin iki cümlesine kendi aklını teslim etmiştir. Özgür bir birey olarak kendi varlığını imha etmiş, başkası üzerinden kendini kurmaya başlamıştır. Kocaelispor camiasında kendini uyanık sanan ve adeta koyunları güden çoban olarak kendini düşünen çeşitli şahıslar, işte bu prangaların ötesinde hiçbir şey görememektedirler.

Kant bir tehlikenin altını çizer. Bir nebze de olsa kendi aklını kullanma cesaretini gösteren (sapere aude) vasiler, eğer bunu tam olarak yapmamışlarsa, yani eksik ve yetersiz şekilde bunun farkına varmışlarsa, işte bu kez çevresindekilere çok daha büyük zarar verirler. Böylesi yöneticiler için kitleler özgürleşmemelidir veya sınırlı şekilde akıllarını kullanmalıdırlar, çeşitli ilişkiler ile veya manipülasyonlarla kendi bağlamında kilitli tutulmalıdırlar. Aydınlanma demek bu değildir.

Kocaelispor’da mevcut durumda kulübün sportif açıdan yarışmacı ve başarılı bir takım olmasının en önemli kriterlerinden biri olan ve diğer faktörlerin arasında istisnasız öne çıkan transfer yasağının kaldırılması ve transfer yapabilme koşullarının sağlanması konusu, camiada akıl tutulmasına ve her türden vesayet ilişkisinin çarpık doğasının yaşanmasına vesile olmuş durumda gözükmektedir.

Süreç her bir açıklama ile nereden tutsanız elde kalır durumdadır ve açıklamalar problemin temelini, çelişkiyi, düğümü çözecek esas nokta ile uzaktan yakından alakasız gözükmektedir. Günün sonunda vesayet ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi ve akıl tutulması ile bir camianın son kalan reflekslerini de yitirmesi ve potansiyelini kötürümleştirmesi gündeme gelmektedir.

Çitlerin arkasına kendini hapsedenler için çitlerin dışındaki herkes Kocaelispor’a ciddi zararlar vermiş ve son 10 yıllık süreçte derin üzüntüler yaşanmasına vesile olmuş eski bir kulüp başkanının destekçisidir. Böylesi derinlikten, analizden ve akıldan yoksun kestirme açıklamalar elbette en çok vasilerin işine gelmektedir. Böylesi bir kamplaştırma siyaseti ve bir kulübün potansiyel geleceğinin önünü tıkamak Kant’ın da bahsettiği gibi gelecek kuşaklar tarafından asla affedilmeyecektir.

Fakat şurası not edilmelidir ki, daha önce vasilerince vesayet boyunduruğu altına alınan halk, bir nebze aydınlanmış vasiler tarafından vesayet boyunduruğundan kurtulmaya teşvik edilirlerse, vasileri boyunduruğu muhafaza etmeye çalışırlar -önyargı tohumları ekmek böylesine zararlıdır, zira önyargılar, zamanla önyargıları teşvik edenlerden ve onların ecdatlarından intikam alırlar…

Kant, I., 2005. Aydınlanma Nedir? – Liberal Düşünce, Cilt: 10 No:38-39, s.226

Önerilen Makale

Tırla Geçilen Bir Kulüp

14 Haziran 2019 Kocaelispor Olağanüstü Kongresi’nin ardından kulüp başkanı olarak göreve gelen Hüseyin Üzülmez, ilk …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir