Sinan Pektemek ve “Adamlık” İdeası

Ekibimiz devre arası kampında bir bakıma beklenmedik bir olay yaşadı. Bu sefer rota Sinan Pektemek idi. Genel kanıya bakılacak olunursa takımda huzursuzluk yaratan bir isim olarak hiç bilinmiyordu Sinan. Sezonun ilk devresinde, Oğuzhan Türkmen isminin karıştığı vakalar ve yine sezon içerisinde,maçlarda meydana gelen atılmalar biliniyordu.  Baktığımız zaman, tüm bu olayların temelindeki isimler takımda, tabiri caiz ise “sivrilen” isimler olmuşlardır.

Dosyamızda Sinan Pektemek olayından bahsetmek yerine, olayın daha özüne inip, temel sorunları ele alacağız. Takımda ağabeylik rolüne giren, yaşı gereği diğer oyunculardan yüksek ve en önemlisi de kişilerce yüceltilen “isimler” olduklarını belirtmemiz gerekiyor.

Sinan Pektemek sadece bunlardan biri… Yaptığı yanlış şahıslardan ziyade kulübün ve armanın üzerine olduğu için -gelen bilgiler bu doğrultuda- affedilecek bir yanı şüphesiz yok. İşte tüm bunların üzerine düşünülmesi gereken bir kavram var: Neden bu isimler ve cezalar? Hatta suç ve ceza ilkesini de ele alabiliriz. Cezanın yaratıldığı bağlamda suçu işleyen kim?

Takım kaptanı Hamza Mutlu ve Burak Süleyman örnekleri de; takımdaki sivrilen, öne çıkan isimler olmakla beraber birer yüceltme seremonisine kısa sürede sokulmuş  ve uzunca bir zaman geçmeden de  takıma zarar verecek hareketlere bulunmuşlardır. “Birilerinin başarılı olması, onu güçlü kılar” ilkesi oldukça bu tür çıkışlar asla sona ermez. Aslında ortada olan bir ayna etkisidir. “İyi” veya tribünlerimizin sevdiği bir jargon ile “Adam” ideası, aşırı ve şüpheli bir üçüncü işleve sahiptir. Bu işlev, “adam gibi adam” ideası her hakikatı askıya alacak şekilde eşsiz ve kutsal bir ad olarak işlendiğinde ortaya çıkar. Haddinden fazla belirlenen “adamlık” ideasından bahsediyoruz… Bu bir ayrımdır aynı zamanda. Adam ideali üzerinden belirlenenler ve bu ideaya yakın hareket edilmesi için  tutum, davranış, düşünce biçiminin hakim kılınmasıdır. Geçmişte birçok örneği var kulübümüzde. Kadro dışı kalan isimler de kısmi olarak aynı kategori ile eşleştirilebilirler.

Alanında, bulunduğu konumda başarılı olmak futbolcuyu haklı duruma getirmez. Haklılık ancak düşüncede ve dilde bir sınır belirlenmesine vesile olur. Evet, baktığımızda Sinan Pektemek Bölgesel Amatör Lig’de şampiyon olduğumuz sene özellikle, takımın birçok maçında karşılaşmaları tek başına ipten almış bir isim. Hatta bu sezon bile bol golleriyle öne çıkmış bir isim. Keza diğer isimler de aynı şekilde somut anlamda eklentileri olmuştur.

Özetle, dediğimiz gibi, haklı olmak, bir “güç” kavramı haline gelmemelidir. Bunda da en çok pay; geçmişi ile şimdiki zamanı arasında; yüceltme, öne çıkarma, paha biçilemez olma madalyasını takmakla getirilir. Bu noktada biçimsel olmayan rasyonel bir eşitlik ivmesinin benimsenerek akılcı bir anlayışa sahip olunması gerekmektedir.

Önerilen Makale

Hazırlık Maçları ve Soru İşaretleri

Kocaelispor adına hayli ilginç bir yaz hazırlık dönemi geçtiğini belirtmek gerek. Çok hızlı gelişmelerin yaşandığı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir