Takım Aklı Üzerine


Akıl, logos veya episteme… Birbirinin yerine de kullanılan kavramlar. Geniş kapsamıyla duygusal olanın karşısındaki zekâ olan düşünme gücüdür. Daha dar bir kapsamdaysa akıl, anlayış karşısında ruhun bir bütün olarak anlama, (doğru) kavrama (soyutlama) hükme varma kapasitesidir. Kısacası akıl, birbiriyle bağlantı kurarak kıyaslayan, inceleyen düşünce ve anlama, yani kelimelerin ve kavramların manalarını bilme yeteneği demektir.

Tanımdan da anlaşılacağı gibi akıl bir konumlanmadır. Bir karşıtı vardır ve oluşturan bileşenler vardır. Tüm bunların sonucu olarak bir yeteneği açığa çıkartılması veya kullanım sürecine alınmasıdır.

Futbol iki aklın sentezine dayanır. Bireyin aklı ve takımın aklı. Takım aklı, bir kolektifi oluşturan tüm bireylerin aklının en üst düzeyde ve somut durumun çözülmesine odaklı aşılması ve yeni bir düzeyde oluşmasıdır.

Kocaelispor gerçeğinde takım aklının kendini belirginleştirdiği özel evreler bulunur. Müjdatlı, Kamuranlı, Mahirli, Orhanlı, Ceyhunlu bir aşama mesela takım aklının somutlaştığı bir evredir. Bireysel akıl ve potansiyel teknik akılın da devreye girmesi ile bir hamur gibi yoğrulur. Ortaya hedefi, stratejileri, yaşam alanı hatta günlük pratikleri homojen bir düzey çıkar. Takım aklının kendini bireysel akıldan üstün tutabilmesi bir kulübün geleceği açısından en önemli noktaların başında gelir.

Takım aklının saha içindeki yansıması kendini oyun düzleminde ve 90 dakikanın nasıl kullanılacağında gösterir. Her tekil duruma özel bir mikro planın işleyiş halinde yani çarklar dönerken devreye girmesi burada esas meseledir. Durumlar kestirilebilir olsa da her yönü ile dört dörtlük bilinemez. Bu bilinemezlik yüzdesi ne kadar daraltılırsa başarı oranı da o kadar artacaktır. Orantının doğru kurulması ve içeriğinin doldurulması temeldir.

Kocaelispor tarihinde başarıya gidilen evrelerde tek bir faktör öne çıkmamıştır. Başarı birden çok faktörün belirginlik halidir. İyi dönemlerin iyi kalecileri olur (Müjdat, Rüstem, Alper, Ömerovic, Stingaciu…) iyi dönemlerin iyi savunma oyuncuları olur ve elbette iyi dönemlerin efektif golcüleri ve ortasaha kurgusu olur. Yalnızca bir bölgenin iyi olduğu bir evrede gelen başarı çoğunlukla sürdürülemez başarılar olmuştur. Takım aklının işlemesi için tüm bu kademeler arasında eşsiz bir sinerjinin olması gerekir. Kalecisinin durumunu düşünen ve eksiğini kapatmaya çalışan bir ofansif oyuncu veya forvetinin potansiyelini açığa çıkartabilmeyi düşünen bir stoper işte takım aklının işleyiş mantığını gösterir. Momentlerin işleyişinde herkes her şeydir ama aynı zamanda kendinde şeydir.

Kocaelispor tarihinde yaklaşık benzer bir iskelet üzerinde oynamış ikinci bir evre esas olarak 1990’dan başlayarak 1998’lere kadar uzanan bir evredeki jenerasyondur. Bu jenerasyon her ne kadar altyapı katkısı olarak minimumda tutulmuş olsa da, nokta efektif isimlerin takıma yerleştirilmesi ile devamlılığını yakalayabilmiştir.

Devamlılık yakalanamayan evreler bazen dış faktörlerin aşırı olumsuz belirlenimi bazen de jenerasyon veya takım aklının noksanlığından kaynaklı olarak kendini göstermiştir. Bireysellik öne çıktığı an takım aklı takım akılsızlığına dönüşmeye başlar. Herkesin ayrı telden çaldığı veya sadece kendi bölümünü ve enstrümanını önemsediği bir iklimde başarılı bir orkestra yer alamaz. Klasik müzik veya genel olarak grup müziği bu açıdan futbola çokça benzer ve dikkatle incelenmesi gerekir. Üst üste küme düştüğümüz evrelerin ilk yarısı takım aklının yeterince yaygınlaşamadığı ikinci yarısı da jenerasyon belirlenimli yetersizliklerin etkisi ile kendini göstermiştir.

Mevcut kadromuzun son 3 yıllık birarada oynama geleneği devamlılık noktasında bir istikrar yaşatmış olsa da, son noktaları koyma yani daha üst düzey bir takım aklının ve teknik potansiyelin gerektiği evrelerde yetersizliğini göstermiştir. Üst düzey bir takım aklı için bireysel gelişim esastır. Bu çelişkili gibi görünse de sağlam bir takımın ancak yetkin ve donanımlı bireylerden geçtiği ilkesine dayanır. Kocaelispor’un geleceği her bir oyuncunun, yeni gelecek isimlerin, hatta teknik adamların bu bireysel gelişimini (teknik, fundamental ve etik gelişim) desteklediği ölçüde emin ellerde olacaktır. Bunu yapacak olan ise kendi geçmiş pratiklerini dönemin gerekliliklerini ve oyun zekasını iyi analiz ederek bireysel gelişime ve bu temelde takım aklının güçlendirilmesine önderlik edecek olan camianın yetkin isimleri veya İzmit gerçeğine hakim deneyimli isimler olmalıdır.

Önerilen Makale

Devrimler Sessiz Olmaz!

2015 Nisan döneminde Can Yayınları tarafından yayınlanmaya başlayan süreli spor ve kültür dergisi Socrates‘in 24 …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir