Yapısal Değişiklikler Öncesinde


Kocaelisporumuzun 2016/2017 sezonunda 2 yıl aranın ardından mücadele ettiği TFF 3.Lig 1.Grup’taki play-off finaline uzanan seyri, trajik nitelikteki penaltı atışları seyri sonunda tamamlanmıştı. Sezonun bittiği bu evre daha öncesinde alınmış bazı yönetsel kararları gündeme getirmiş durumda. Benzeri bir değişim sinyali tribün organizasyon yapımız konusunda da gündemde.

Bilindiği gibi 3.yılını tamamlayan ve kısa süre içinde kongreye hazırlanan mevcut Kocaelispor yönetimi görevi devraldığı Nebil Uzun yönetiminden bu yana idari işleyişini sürdürmüştü. Gerek nesnel gerekse öznel faktörlerin etkisi ile belirlenen mevcut yönetim önemli bazı tecrübelerden geçti. Geride kalan süreçte kulübün ele alınması gereken kategorik alt başlıklarında bazı kazanımları ve bazı hataları ortaya çıktı.

Taraftar bakış açısı ile duygusal tonu her zaman önde tutmaya çalışan Bahri Yavuz yönetimi bireysel bir hayalin gerçekleştirilmeye çalışıldığı bir girişim olarak çeşitli motivasyonlarla (41 yaşında başkanlık, taraftarı olduğu kulübün başkanı olmak, kulübü üst liglerde oynarken görmek vb) idarecilik tarzını izledi. Duygusal söylemlerin yoğunluğu kendini çocuklara yönelik izlenen etkinlikler, çocuk masallarından alıntı çeşitli kıssadan hisseler veya metaforların sloganlaştırılması ve sosyal medya kanalı aracılığı ile yayılması temelinde bir aksiyon planı ile gösterdi.

İzlenen bu tarza bir noktada şehir idarecileri ve yönetsel birimleri tarafından da zamanla sahip çıkılacağı algı ve beklentisi uzun süre kendini hissettirdi. Ancak evdeki hesap bu aşamada çarşıya uyamadı. Bu noktada şehrin içinde bulunduğu nesnel zeminin, nüfus hareketlerinin, son yıllarda başkalaşıma uğramış Kocaelispor algısının, tribün algısının rolü yeterince detaylı bir şekilde analiz edilmedi. Oysa ki gerçekler ve izlenecek yeni tarzın nüveleri tam olarak bu analizlerde saklıydı.

Kocaelispor’un mevcut problemlerinin temelinin maddi problemler olduğunu herkes biliyordu. Maddi problemler çözülmeden de yapılacak her girişimin günün sonunda çıkış noktasına yakın bir yere geri döneceği de. Bu noktada “güven kazanma” faktörüne büyük ağırlık verdi yönetim. Güven yeniden kazanılınca her şeyin tıkır tıkır işleneceği düşünüldü. İlimizde baskınlaşan siyasi dinamiklerin, emir komuta zincirlerinin, gruplaşmaların ve kaynak yönetimlerinin doğası bir şekilde görmezden gelinmeye devam ettikçe atılan duygusal adımlar gün geçtikçe daha yıpratıcı olmaya başladı. Bireysel hayali yaşamak, nesnel gerçeğin gereğini yapmak noktası ile çelişmeye başlamıştı. Bu çelişkinin yarattığı gerilimin yansımaları kendini bazen teknik adam seçimlerinde, bazen takımdaki disiplinin sağlanamamasında bazen de tribünlerle olan polemiklerde gösterdi. Gerilim adım adım daha da yıpratıcı bir hale dönüştü. Ortada maddi sorunlardan ötürü bitmek bilmeyen problemler silsilesi yer alıyordu.

Sıradan  taraftar için takımın x kulübünü yenmesi veya şampiyon olması belirleyici bir etkendir. Spor kulüplerinin yarışmacı doğası ve içinde bulunulan ligin seyri bu sıradan taraftar bakış açısını her zaman canlı tutar. Kulüp yönetiminin ödemeleri geciktirip geciktirmemesinin, il idarecileri ile yaşanılan polemiklerin, tutulmayan sözlerin, kamp yeri problemlerinin veya diğer psikolojik sorunların getirdiği ağır yükün sıradan taraftar için bir noktaya kadar anlamı vardır. Profesyonel olarak işini yapmakla yükümlüdür çünkü kulüp yönetimleri. Ortada bir adaylık, bir seçilme ve bir irade koyma var ise tüm bu yükün bilinçli bir şekilde omuzlandığını düşünür sıradan taraftar. Kendisi de kendi yaşamında veya okulunda kendisini bağlayan sorumlulukları yerine getirmeye çalışmaktadır çünkü.

Kocaelispor’un son 3 yıllık sürecindeki yönetim tarzının maddi problemlerin çözümü noktasındaki girişimlerinin pek çoğu (kombineler, maç bileti hasılatları, 1011 kampanyası, pişmaniye kampanyası, sms kampanyası, lisanslı ürün satışı vb.) büyük giderlerin toparlanmasına bir yere kadar  merhem olmuştu. Organizasyonel bozukluklar veya denetimsizliklerin etkisi ile bu iyi niyetli gözüken çabalardan da efektif verim alınamadı. Ortada yine nesnel faktörler yani şehrin üretici güçlerinin profili ve öznel faktörler idarecilik anlayışının karakteri vardı…

Gizli Bencillik ve Nesnel Koşullar

Kocaelispor Kulübü başkanı Bahri Yavuz’un bırakma ve kongre kararı alması sıradan taraftar bakış açısı ile mevcut ilişkilerin devamlılığı arzusu ile düşünüldüğünde dünyanın sonu gibi gözükebilir. Ancak unutulmaması gereken bir durum var ki, mevcut ilişkiler maddi problemlerin düzeltilemediği iklimde artık sağlıksız sonuçlara vesile olmaktadır. Bu hem her geçen gün yıpranan ve özel yaşamlarında problemler yaşamaya başlayan yöneticiler için hem de oyuncular/teknik direktörler ve kulüp çalışanları için de geçerli olmaya başlamıştır.

Sıradan taraftarın kabul edelim biraz da bencil nitelikli bakış açısı, istediği mevcut ilişki seyrini ne pahasına olursa olsun devam ettirme arzusu bir aşamada kulübün geleceği ve sportif yarışmacı bir takım olarak toparlanması noktası ile çelişmektedir. Sıradan taraftarın haftasonları hep aynı şekilde yaptığı, devamlılığını istediği ve keyif aldığı ritüelleri sürdürmek pahasına büyük bir organizasyonel yapı görmezden dönem dönem gelinebilmektedir. Şahıslar temelli kurulan ilişkilerin bir aşamadan sonra bencilce bir karaktere oturması ve devamlı kendini düşünerek hareket eden bakış açısı sürecin paydaşlarına da farkında olmadan zarar vermektedir. Kulüp yönetiminin yıpranmış olmasının, ortaya çıkan maddi, manevi ve sağlık açısından kendini gösteren problemlerin sıradan taraftar için aslında hiçbir önemi yoktur. Bu yıpranmışlığın nedenleri noktasında da sıradan taraftarın ortaya koyacağı yapıcı bir şey aslında bulunmamaktadır. Durumun ciddiyetini anlamadan sadece kendini düşünerek ısrarla bir şahsın varlığını istemenin altında yatan gizli bencillikten kurtulmak gereklidir.

Güçlü bir organizasyon yapısı, gelir getiren projelerin kurulması ve devamlılığı, kuvvetli bir sportif direktörlük ve teknik heyet oluşumu, daha kuvvetli efektif bir altyapı sistemi, gelir ve giderlerin daha doğru bir şekilde denetimi, transfer lisans probleminin çözülmesi, mücadeleci ve alternatifli bir takım formasyonunun oluşturulması gibi Kocaelispor’un sadece yaşaması için değil, bulunduğu konumdan büyük sıçrama yapmasını sağlayacak etmenler içine girdiğimiz yeni dönemde büyük önem kazanmaktadır.

Kocaelispor tribün organizasyon yapısı özellikle play-off karşılaşmalarımızda Türkiye’nin gündemine oturmuş durumdadır. Kısa sürede gerçekleştirilen ve yoğun destek alan bu girişimler istenirse insan gücünün önemini göstermektedir. Ortada ciddi bir potansiyel vardır. Bu potansiyel tribünün deneyimli isimlerinin ve yönlendiricilerinin ürünü olduğu kadar aslında gündeminde Kocaelispor bulunan tüm Kocaeli şehrinin arzu ve beklentilerinin bir yansımasıdır.

Sezonun Ardından: Panorama dosyamızda da belirttiğimiz gibi püf noktası aslında belirlidir. Bu olanak inişli çıkışlı geçen ve önemli tecrübeler içeren geçtiğimiz sezondan çıkartılmış durumdadır. Şahıs temelli değil, şahısların da katkısının içinde yer alacağı organizasyon ve kuvvetli yapısal temelli girişimlerin önemi ortadadır.

Kongre sonrasında yeni dönemde özellikle bu sezon içinde gördüğümüz bu fragmanların gelecek için değerlendirilmesi gerekmektedir.

Önerilen Makale

Belirsizlikleri Derinleştiren Açıklamalar

Kulüp yönetiminin camiada soru işaretleri yaratan ve çeşitli belirsizliklerden ötürü endişe düzeyini arttıran gelişmelere yönelik …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir